-Ali Erbaş bir tweet atsın Allah’ı hatırlatsın

<-Ali Erbaş bir tweet atsın Allah’ı hatırlatsın

-Ali Erbaş bir tweet atsın Allah’ı hatırlatsın
-Geldiğimiz nokta çocuk kurdeleyi erken kesti diye başına vurmak…
-İktidar kendi saflarını sıklaştırmak istiyor, muhalefet bu tuzağa düşüyor
-Taliban’ın dinle ne ilgisi var, Müslümanlık Atatürk’ün yaptığıdır
-Kim bağımsızlık istiyor, kim bu vatandaşın refahını istiyorsa onunla ittifak ederiz

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş KRT TV’de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin dikkat çekici açıklamalar yaptı.
Başkanlık sistemi konusunda eleştirilerde bulunan BTP lideri,  “Başkanlık sistemi ile her şeyin çok hızlı olacağı söylenmişti” şeklindeki hatırlatmaya şu şekilde karşılık verdi; “Devlette yönetimin hızlı değil mantıklı olması gerekiyor. Bu mantık da tek bir kişiye bağlanamaz. Devlette yönetim çok hızlı… Biz teknoloji şirketi miyiz? Biz esnaf mıyız müşterimize hızlı cevap verelim. Devletin mantıklı hareket yapması lazım. Nedir? Topluca istişareler sonucu ulaşılabilen en doğru en makul nokta. Ben böyle düşündüm böyle yaptım, ben bu bakanı atadım, bu vekile şöyle bir gömlek giydirdim vs. İşte bunlar geliyor geliyor işin sonunda, çocuk kurdeleyi erken kesti diye kafasına vuruyoruz. Böyle olmaz bu iş. Sorumluluk, hesap verilebilirlik... Devleti yöneten kişi kime hesap verecek. Bu ülkeyi ben yönetiyorsam belli periyodlarla çıkarım vatandaşıma rapor veririm.” 

Diyanet İşleri Başkanı’na sosyal medya cevabı

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın son dönemde tartışmalara neden olan icraat ve açıklamaları da BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’a soruldu. 
“Bana Diyanet İşleri Başkanı, 'Sosyal medya Allah'ı unutturuyor demiş' dediler. Söyleyin bir twett atsın Allah'ı hatırlatsın dedim.” diyen Baş, “Bizim derdimiz bunlar değil. Niye bunlar konuşuluyor?  Bu siyasi bir stratejidir. Muhalefetteki partiler bu stratejiyi yanlış kuruyor. Bu ülkenin bir sosyolojik yapısı var. Bu ülkenin yüzde 40'ı bu tip söylemlerden mutlu. Bunlar bu ülkede yönetimi belirleyen insanlar. Oynanan potansiyel burası. Adamın sizi, beni rahatsız ettiğini bildiği halde bunu söylemesinin sebebi, oradaki potansiyele oynamasıdır. Amaç safları sıklaştırmak. Zaten potansiyelleri belli ve bunu bir arada tutmak zorundalar.  Bu potansiyel onların elinden çıkarsa bütün siyasetleri biter. Dolayısıyla bizim burada bu oyunu anlatmamız lazım. Oyundaki herhangi bir hamleye laf etmemiz doğru değil, buna gerek yok. Zaten bu O'nu mutlu ediyor. O buradan yürümek istiyor. Muhalefet bu stratejiyi nasıl kuramaz ben anlam veremiyorum.” 

“Taliban kim ki benim askerimi tehdit edecek”

BTP lideri, Afganistan’daki son gelişmeler üzerine de değerlendirmeler yaptı.
Türk askerinin Afganistan’dan çekilmesi konusuna giren Hüseyin Baş, “Ben askerimiz buradan çekilmeli dedim ama bunu askerimiz Taliban ile mücadele edemez diye söylemedim. Taliban kimdir ki TSK'ya kafa tutacak, benim askerimi tehdit edecek. 7 düvel bilir ki eğer sen bu milleti asker yapaya kalkarsan bedelini ödersin. Ama değil mi ki bir askerimizin burnu kanayabilir, buna gerek yok. Oradaki meseleye bizim girmemizin hiçbir anlamı yok.“ ifadelerini kullandı.

 

Bunların dinle ne alakası var?

Afganistan’ı dini bir örgütün ele geçirdiği şeklinde ifadeler kullanıldığını ifade eden Baş, “Bunların dinle ne alakası var? İnanç noktasında hiçbir ortaklığımız yok.” dedi ve şöyle devam etti; “Afganistan'da Taliban gibi 3-4 tane örgüt var. Hepsinin amacı din devleti kurmak. Bu nasıl bir din anlayışıdır ki, herkes farklı bir yoldan bunun devletini kurmaya çalışıyor. Burada din dedikleri şey, elde avuçta oyuncak gibi oynanan söylem. Dünyaya şu mesaj veriliyor; Müslümanlık budur, bundan uzak durun. Avrupa'da Müslüman dendiği zaman akla gelen bir tane millet vardır, o da Türk milleti. Türk dendiği zaman da akla gelen din Müslümanlıktır. Bu Avrupa'nın kabulü ve gerçeğidir. Bugün Afganistan'da Müslümanlığın zararına yazan bir şey aslında dünyada Türk'e yazıyor. O yüzden bizim hükümet olarak da millet olarak da konuşmamız gereken bunlar, kadınlar şunu bunu yaptı değil. Bunlar Müslümanlık yaşamıyor. Bunların ki din değil, bu başka bir hikaye... Müslümanlık nedir? Müslümanlık devlet yönetiminde Atatürk'ün yaptığıdır. Müslümanlık peygamber efendimizin kız çocukları diri diri toprağa gömülürken kalkıp tabiri caiz ise, 'Siz manyak mısınız, ne yapıyorsunuz' demesi gibi, 1930 yılında dünyada neredeyse hiçbir yerde yokken kadına seçme ve seçilme hakkı vermektir. Müslümanlık yaşadığı devlette milletini söz sahibi yapmaktır.  Atatürk'e bunun üzerinden yürüyenler şunu bilsin; onların anlattığı din diyanet değil. Onları anlattığı kendi iktidarları ve sürdürmek istedikleri zulüm düzenidir. “

BTP’nin ittifaklara bakışı…

Seçim ittifakları konusuna parti olarak yaklaşımları da Hüseyin Baş’a sorulan sorular arasındaydı.
BTP Genel Başkanı Baş bu konuda şunları söyledi; “İttifak dediğiniz durumda önce müttefiklerin kendi içinde barış içinde kalması lazım. Bugün ben görüyorum ki, Cumhur İttifakı aslında bir ittifak değil birbirinin ipini eline almış iki farklı yapının birbirine oyun göstermesi. Böyle bir yapıları var. Orada bir demokrasi, bir istişare mi var? Benim gördüğüm yok. Millet İttifakı tarafına bakıyorum. Müttefikler arasında son dönemde Başkanlık adaylığı üzerinden belli çekişmelerin olabileceği görülüyor. Biz BTP olarak hiçbir partinin, hiçbir kişinin, hiçbir gurubun, hiçbir rant ekibinin yanında asla olmayız. Kim bağımsızlık istiyor, kim bu vatandaşın refahını istiyor, hani itibarda tasarruf olmaz diyorlar ya... kim devletin itibarı dediğimiz şeyin aslında 3-5 uçak, 5-10 araba değil milletinin alım gücü olduğunu , o yüzden milletin alım gücünün güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyorsa, ben onunla sonuna kadar ittifak ederim. “